Tarihin Sonu ve Son İnsan

Bütün yönetim biçimleri toplum adına refahı ve adaleti sağlayacağı iddiasına dayanır. Eğer bir yönetim refahı sağlar adaleti sağlayamazsa yada refahı sağlayamazsa yönetim yavaş yavaş toplumun gözünde zayıflar ve açıklarını kapatamazsa iflas eder.Aslında sosyalist totaliter ve sağ otoriter devletlerin neleri eksik yaptıklarından iflas ettikleri Fukuyama tarafından çok iyi saptanmıştır.

Bir sistemi iflas ettiği için yanlışlamak çok sığ bir yaklaşımdır. Liberalizm doğru sistem olabilir fakat biraz sonra belirteceğim sebeplerden dolayı ileride yanlışlanabilir. Ayrıca iflas ettiğinden dolayı bir sistemi yanlışlamak, bir diğerini ise Tarih’in sonu gibi bir yaklaşımla yanlışlamaya kapatmak bilimsel de değildir.

İnsanın kültürlerin ve devletlerin bir itibar arayışı, hatta bir itibar savaşı içinde olduğu bir gerçektir. Hal-i hazırda böyle bir kitabın yazılmış olması bile liberal ABD’ nin diğer devletler ve yönetim şekilleri arasında liberalizme bir itibar kazandırma savaşıdır.  Çünkü ABD’ nin refahı liberalizmin dünya üzerinde kabul görmesine bağlıdır.

Bir yönetim şeklinin bir toplumda kabul görmesi için kültürel yapının uygun olması gerekir, kültür emperyalizminin ve Avrupa Devletleri ile ABD’ nin bu kadar çok kültür ihraç ediyor olmasının sebebi de budur.

Örneğin, Bir ülkede Mc. Donald’s olması için toplum’un fast food denen yeme biçimini benimsemesi en azından benimsemeye yatkınlaşmış olması gerekir; yani arz ve talep olması gerekir. Fast Food Amerikan kültürü olduğundan Mc Donald’s emperyalizmin simgesi haline gelmiştir.

İslamî sistem toplumun tüm gününü, davranışlarını, toplumsal kuralları ve ekonomiyi topyekün düzenleyen bir sistemdir . Bir sistemin sağlıklı işleyebilmesi için bütün kurallarının sağlıklı işlemesi gerekir, liberalizm bazı ülkelerde bilime ve felsefeye uzak kalmalarından dolayı İslami sisteme alternatif olmuş ve başarılı olmuştur. Liberal kültürü çok hızlı özümseyen ve kültürünün parçası haline getiren toplumlar tabî ki İslamî sisteme  uzaktır ve yaklaşması da zordur. İslamî sistemin uygulamasındaki eksiklikler ve bunlardan doğan aksaklıklar sistemi yanlış kabul edilemez, yanlış kabul edilse bile liberalizmin doğruluğu sonucunu doğurmaz.

Amerika ve Avrupa’da özellikle ekonomik krizler adeta bütün dünyanın kalbinin durma noktasına geldiği zamanlar olmaktadır. Son zamanlarda bu bir ritm bozukluğu gibi bu sistemin bütün dünyayı uzun bir bunalıma sürükleyecek gibi görünmektedir. “İflas” demiyorum, ortada ekonomik açıdan kaybedenler varsa mutlaka kazananlar da vardır. İdeal liberal ekonomi tam olarak denetimsiz bir piyasa ekonomisini hedeflediğinden denetim ekonomik odakların eline geçmektedir. Mutlaka bir denetleyen vardır ve bu durumda piyasanın en güçlüleri denetleyenlerdir, bu sistem spekülasyona, haksızlığa ve rekabet adaletsizliğine açıktır ve öyle de olmaktadır.Liberal ekonomilerde büyük balık küçük balığı yutmaktadır.

İkinci en büyük aksaklık ahlakî yapı ve aile yapısı konusundadır. Sapkınlıklar, uyuşturucu ve kaygısız yaşam biçimi bu toplumlarda giderek artmaktadır. Genç nüfusun azalması aile yapısının ortadan kalkması en büyük problemler ve sistemin bir türlü çözemediği alanlardır.

Liberalizmin bana göre neden tarihin sonu olmadığına ve gelecekte ideal yönetim biçimi olmayacağına gelince:

Birincisi, insan sürekli kendini geliştirmeye ve yeni ufuklar açmaya devam etmektedir. Zaten yeni ufuklar açmaya devam ettiğinden bundan önce ki uygarlıklar kapanmış ve Batı uygarlığı ihtiyaç sonucu doğmuştur. Bundan sonra da böyle olacaktır.

İkincisi, liberalizm tamamen insan odaklıdır; herşey insanlar arası demokrasi ve politik haklar üzerine kuruludur. Son yüzyıl bize göstermiştir ki, insanoğlu dünyada yalnız değildir. Sadece insan odaklı teknolojiler insan dışındaki unsurlara hızla zarar vermektedir, insan da bunun karşılığını doğadan zarar olarak almaktadır. Liberal ekonomini  oluşturduğu acımasız rekabet ortamı insanı kendisi dışındaki unsurları göz ardı etmeye zorlamaktadır. İnsanın kendi eliyle kendini bitireceği öngörüleri bu yüzden yapılmaktadır.

Belki de insan kendini doğaya karşı olan sorumluluklarından dolayı çok keskin sınırlar içeren, hatta kendi yaptığı teknoloji ve karar sistemlerine bile etkide bulunacak bir yönetim şekline ihtiyaç duyacaktır.

Liberalizm iyi bir sistem olmaktan çıkmıştır, hatta Fukuyama’nın deyimi ile kendini diğer sistemlere karşı korumak adına HİROŞİMA gibi bir felaketi yaratacak kadar kötüdür.

  • Facebook
  • LinkedIn
  • Delicious
  • Orkut
  • Twitter
  • Reddit
  • FriendFeed
  • Digg
  • Share/Bookmark

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.